ALAK Suresi Kuran Meali

0

ALAK Suresi Kuran Meali

اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ ﴿١﴾
96/ALAK-1 : Ikra’ bismi rabbikellezî halak(halaka).
Yaratan Rabbinin İsmi ile oku.

خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ ﴿٢﴾
96/ALAK-2 : Halakal insâne min alak(alakın).
İnsanı bir alaktan (embriyodan) yarattı.

اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ ﴿٣﴾
96/ALAK-3 : Ikra’ ve rabbukel ekrem(ekremu).
Oku ve senin Rabbin, sonsuz kerem sahibidir.

الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ ﴿٤﴾
96/ALAK-4 : Ellezî alleme bil kalem(kalemi).
Ki O, kalem ile öğretti.

عَلَّمَ الْإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ ﴿٥﴾
96/ALAK-5 : Allemel insâne mâ lem ya’lem.
İnsana bilmediği şeyleri öğretti.

كَلَّا إِنَّ الْإِنسَانَ لَيَطْغَى ﴿٦﴾
96/ALAK-6 : Kellâ innel insâne le yatgâ.
Hayır, muhakkak ki insan gerçekten azgınlık yapar.

أَن رَّآهُ اسْتَغْنَى ﴿٧﴾
96/ALAK-7 : En raâhustagnâ.
Kendini müstağni görmesi (Allah’a ve hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını sanması) sebebiyle.

إِنَّ إِلَى رَبِّكَ الرُّجْعَى ﴿٨﴾
96/ALAK-8 : İnne ilâ rabbiker ruc’â.
Muhakkak ki dönüş Rabbinedir.

أَرَأَيْتَ الَّذِي يَنْهَى ﴿٩﴾
96/ALAK-9 : E raeytellezî yenhâ.
Nehyedeni (men edeni) gördün mü?

عَبْدًا إِذَا صَلَّى ﴿١٠﴾
96/ALAK-10 : Abden izâ sallâ.
Bir kulu namaz kıldığı zaman.

أَرَأَيْتَ إِن كَانَ عَلَى الْهُدَى ﴿١١﴾
96/ALAK-11 : E raeyte in kâne alâl hudâ.
Sen gördün mü? Eğer o (kul), hidayet üzere ise.

أَوْ أَمَرَ بِالتَّقْوَى ﴿١٢﴾
96/ALAK-12 : Ev emera bit takvâ.
Veya takvayı emretti ise.

أَرَأَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّى ﴿١٣﴾
96/ALAK-13 : E raeyte in kezzebe ve tevellâ.
Sen gördün mü, eğer yalanladı ve yüz çevirdi ise?

أَلَمْ يَعْلَمْ بِأَنَّ اللَّهَ يَرَى ﴿١٤﴾
96/ALAK-14 : E lem ya’lem bi ennellâhe yerâ.
Allah’ın (onu) gördüğünü bilmiyor mu?

كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ ﴿١٥﴾
96/ALAK-15 : Kellâ le in lem yentehi le nesfean bin nâsıyeti.
Hayır, eğer o gerçekten vazgeçmezse, mutlaka Biz, onu perçeminden (alnından) yakalarız (sürükleriz).

نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ ﴿١٦﴾
96/ALAK-16 : Nâsiyetin kâzibetin hâtıetin.
Yalancı günahkâr alın.

فَلْيَدْعُ نَادِيَه ﴿١٧﴾
96/ALAK-17 : Felyed’u nâdiyehu.
Haydi, meclisini (yardımcılarını) çağırsın.

سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ ﴿١٨﴾
96/ALAK-18 : Se ned’uz zebâniyete.
Biz yakında zebanileri çağıracağız.

كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ* ﴿١٩﴾
96/ALAK-19 : Kellâ, lâ tutı’hu vescud vakterib. (SECDE ÂYETİ)
Hayır! Ona itaat etme ve secde et ve (Allah’a) yakın ol!

Share.

About Author

Comments are closed.